|
|
|
-
Abdal'ın Türküsü
|
“Şah!
Sen o gülü koparamazsın"
Yusuf BÜLBÜL
Şimdi temmuzun sıcaklığı da yok.
Eylülde kavruluyorum.
Kaynayan kazana elimi koyuyorum.
Elim abdalın teline dokunuyor.
Söğüt ağaçları bülbülün türküsünü söyler
Akar Asya’dan Anadolu’ya
Ayasofya’da hü kardeşlik hü der
Akar Anadolu’dan Tuna’ya
Bosna sarı saçlıdır
Anadolu buğday tenli,
Abdalın
Kökleri yedi kat derinliktedir.
Yeryüzü insan yüzüdür.
Ve Bedrettin’in asiliğinde vurur zincirleri.
Şah!
"Sen o gülü koparamazsın"
Abdalın bir derdi vardır
İnsan insana kul olmaz
Bir de belalısı var.
Adı yok
Ben kara bela derim
İblis mi iblis
Kılıcı elinde mi elinde
Maraş’ta Mehmet’in alnına çarpı basar
Gül düşer, goncaları boyun büker
Şah!
"Sen o gülü koparamazsın"
Öncesi insan
Öncesi Hak’tan hakka koşan
Öncesi abdal
Öncesi kara belanın ipinde sallanan,
Pir Sultan Abdal
Ve bin dokuz yüz doksan üç temmuzu
Abdala selam olsun diyen canlar
Bir bir kara belanın ateşinde yandılar
Hü canlar hü
Şah!
"sen o gülü koparamazsın"
|
|
Şair:
Çelik YILDIZ
(392 defa okundu)
|
|
|